Biber Salçası - 500 gr.-
Biber Salçası - 500 gr.-
Biber Salçası - 500 gr.-
Biber Salçası - 500 gr.-

Biber Salçası - 500 gr. (HTSS002)

0,00
Fiyat : 36,00 TL(KDV Dahil)
Yöre: Mardin

 

Merde, Mardia, Merdi, Merdo, Mirdo... Mardin'in bu kadar çok isimle anılmasının nedeni, yüzyıllardır farklı kavimlere, uygarlıklara, medeniyetlere ev sahipliği yapmasından. Uçsiz bucaksız coğrafyası ile toprak denizi gibi adeta. Kazmayı her sapladığınız yerden ya bereket, ya tarih çıkıyor. Mimari, etnografik, arkeolojik, tarihi ve görsel değerleri ile zamanın durduğu izlenimini veren kentin geçmişine dönüp baktığınız zaman Subari, Sümer, Akad, Babil, Mitaniler, Asur, Pers, Roma, Bizans, Araplar, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı'nın izlerini görüyorsunuz. "Bu ne zenginlik aman yarabbi?" dediğiniz bu topraklardaki ilk yerleşim isen M.Ö. 4500 yılına konumlanmakta. Hanedanların gelip geçtiği, kervanların durduğu, farklı dinden ve dilden insanların, tıpkı tepelerinden aşağı basamak basamak inen evlerinde olduğu gibi omuz omuza verdiği Mardin, Türk, Arap ve Süryani mutfaklarının birleşimiyle oluşmuş eşsiz bir gastro kimliğe de sahip. Şiirler söyleten, ağıtlar yaktıran evlerin duvarları arasında öyle lezzetler saklı ki, bir sofraya oturup da tam "bitti" dediğiniz anda, diğer tepsi çıkıp geliveriyor. Yarma buğday ve koyun yoğurdu ile yapılan nane soslu soğuk lebeniye çorbaları, sumak suyunda pişen yaprak sarmalar, patlıcanlı pilavlar, ikbeybet köfteleri, kahiye tatlısı gibi adını ilk kez duyduğunuz ve bir daha asla unutamayacağınız pek çok mücevher, Mardin yer sofralarının hazine sandığını oluşturuyor. Hele de o biber salçası... Hemen hemen her evde hazırlanan ve soydan soya aktarılan bir miras niteliği taşıyan Mardin usulü biber salçası tam bir gurur. Ata diyarı Mardin olan Hatice Teyze durur mu? Elbette ki bu yörenin en güzel biberlerini, en uğurlu ellerle buluşturup sağlık ve doğallık dolu, Hatice Teyze Biber Salçası'na dönüştürüyor. Sonbahar serinliği başlar başlamaz Mardinli anaların imece usulüyle el ele vererek hazırladığı, kavruk güneşte kuruttuktan sonra kazanlara taşıdıkları mis gibi Mardin biberlerinin can verdiği Hatice Teyze Biber Salçası için önce hanımlar biberleri güzelce yıkayıp, güneşte kurutuyorlar. Kurumuş biberler tahta tokmaklarla çatlatılıyor, saplarından ve çekirdeklerinden ayrılıyor. Hiç vakit kaybetmeden (sıcakta sulanıp asitlenmemesi için) tüm biberler çektirme işlemine alınıyorlar. Mardin çarşı sokaklarında sadece çektirme işi yapan esnaflar bulunmakta, bu makineler basit birer kıyma makinesi gibi. Biberler incecik çektirildikten sonra, tepsilere alınıyorlar, aralarına kaya tuzu serpiştirerek yine güneşin ellerine teslim ediliyorlar. Elbette ki analarımız tepsilerin üzerilerini tertemiz tülbentlerle örterek, tıpkı evlatlarını dualarla korur gibi... Biberler güneşte demlendikçe, gidip gelip bir karıştırmak da gerek, suyunu çektikçe kurumasın, kıvamını alsın diye. Bu bekleyiş yaklaşık 10 gün sürüyor. Sonra bu bekleyiş bitip, sabır ve sevgi emekle birleşince, salçalar kavanozlara, iyilik de ömrümüze doluyor. İşte bir yolculuğun sonu, Hatice Teyze Biber Salçası. Mardin'den başlayan ve yolu Mardin'den gelip geçen onbinlerce kalp gibi...

 

Hatice Teyze Tavsiyesi: Katkısız, kimyasalsız, koruyucusuz hazırlanan, toprağın çağırdığı zamanda hasat edilip, güneşin emrettiği zamanda pişen Hatice Teyze Biber Salçası için en ideal tüketim, onu yine tazeliğini hiç kaybetmediği, kendi zaman aralığında kullanmak. Sabah açlığında veya akşam mide kazınmalarında ekmek üzerine sürüp yiyebileceğiniz bir lezzet olmasının haricinde, elbette ki karıyık tariflere de ayrı yakışıyor. Yöresel yemeklere meraklıysanız size bir Mardin güveci tarifi verelim: Bir kg kuşbaşı doğranmış kuzu etini, bir su bardağı su ile haşlayın. Suyunu iyice çekince, bir çay bardağı Hatice Teyze Natürel Sızma Zeytinyağı ekleyip kavurun. Küp küp bir adet domatesi ve bir tatlı kaşığı Hatice Teyze Biber Salçası'nı karışıma ekleyin. Ayrı bir kapta, iri doğradığınız sivri biberleri (yaklaşık 250 gr), bir baş sarımsağı ve dört adet patlıcanı, iki yemek kaşığı Hatice Teyze Natürel Sızma Zeytinyağı ile soteleyin. Et pişmeye yaklaşınca, sotelenmiş biberleri ve patlıcanları da ekleyin. İçine biraz tuz, biraz da karabiber kattıktan sonra, tümünü güvece alıp, 200 derecelik fırında yaklaşık bir saat pişirin. Çıkarıp, sıcak sıcak servis yapın ama ellere dikkat! Afiyetler olsun.